DENIZFUNDA

Sen Gittin Masal Bitti...

26/10/2009 · Kategori: Aska Dair Ne Varsa___



Sen gittin evimin adresi, kapımın zili gitti
Sen gittin sazımin teli, kuşumun dili gitti
yangınlar düştü yüreğime, ıssızlaştı şehir
sokaklara hüzün yağdı, gözlerime yağmur
üstüme kapandı kapılar, ben kapandım içime
günlerce haftalarca ağladım
kırık bir ağaç dalında,
öksüz bir kuş gibi kaldım

Sen gittin
hazanlar başladı ömrümde
yaprağa duran ağaçlarım gitti
umutlarım gitti, baharlarım
tutam tutam saçlarım gitti
dudağımda şarkılar yarım kaldı
bardağımda rakılar

bir de yüreğimde kanayan şiirler
masamda sigara izmaritleri kaldı
ben kaldım öylece ortalarda tesellisiz
bir de yıkıntım

Sen gittin
Şiirlerim öksüz kaldı
kalemlerim, defterlerim
ellerim, gözlerim, kirpiklerim
yüreğimde kalkıp giden gemilerim
dillerim öksüz kaldı
ne varsa dağıldı geride kalan
çöl oldu şiiristanım
hayalim, düşistanım

Sen gittin
kemanım yayım, güneşim ayım
mutluluk payım gitti
kara bulutlar çöktü üzerime
sen gittin sustu kalbimin bülbülü
soldu bahçemin gülü
bağrımı yoldu yokluğun

Sen gittin ağzımın tadı
mutluluğumun adı gitti
yaslı yaşım, gamlı başım
zehir aşım, otuz yaşım kaldı
bir de ben kaldım öyle boynu bükük ortalarda
yastığımda yağmur hıçkırıkları bir de
ve yüreğime batan cam kırıkları her gece

Sen gitin hayalim düşüm
sevincim gülüşüm, servetim işim gitti
sen gittin, özlemin yüreğimde
yokluğun kirpiğimde çoğaldı.
umudum gitti, gururum gitti
her gece oturup ağladım
ıslandı ekmeğime karıştı korkunç acı
gülmek nedir unuttum gitti

Sen gittin
ömrüm insafsız ayaklarına toprak oldu
kavruldu bahçelerim çiçeklerim soldu
acılarım içimde fışkıran kan,
gönlüm rüzgarlarda savrulan yaprak oldu
sen gittin yaslandığım duvarlarım yıkıldı,
güvendiğim dağlarım
her gece yıldızlara bakıp bakıp ağlarım

Sen gittin, çakıl taşlarım
yürekvuruşlarım
sevgikuşlarım gitti
yaralı bir ceylanın bakışında yaralı kaldım
her yerde izimi sürüyor avcılar
harcanmışlığın, terkedilmişliğin koynunda
korunmasız, savunmasız kaldım
Sen gittin anlımın kara yazısı kaldı
kalbimin sızısı

gittin işte o gidiş
bir daha dönmedin geri
yarısı sende kaldı kalbimim,
yarısı bende ezgili
ah seher yeli
ardında kara bulutlar, kara günler
ve her gece soğuk ölümler kaldı
hasretin kaldı bir de ölüm gibi
ben kaldım öyle deli, öyle divane ortalarda


Sen gittin, masal bitti, ben bittim...

Nuri CAN

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Sustum !

26/10/2009 · Kategori: Dile Gelen Misralar____



'Herkes konuştuğunu yazar,bense sustuklarımı'

Herkesin konuştuğu bir dünyada
ben sustum!
ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
kendimle konuşuyorum şimdi yalnız...
yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime
kimse duymuyor...

Sustum!
Bin ah sürüp dudaklarıma
ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
sustu benimle deniz,
sustu deli dalgalar, sustu martılar...
umutlarımı sarıp rüzgarlara
uzaklara savuruyorum her gece
yıldız yapıp serpiyorum gökyüzüne
kimse görmüyor...

Sustum!
Tam acılarımı haykıracaktım ki,
sustum
ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
bir çığlık kanıyor demedim, en derininde yüreğimin...
içimdeki volkanları boğarak sustum!
açmadım kimselere yüreğimi
hançeri sadece kendime sapladım
sapladım ve sustum!
hüznü yüzümde,
acıları gözlerimde topladım sustum! ..

Sustum!
sustu dudağımdaki şarkı,
gözlerimdeki şiir
yaraları yalayan rüzgar
sokaklarında kahrolduğum şehir
gözlerim konuşuyor yalnız!

Saçı ağarmış hayaller
nemli kirpiklerle
bulutlandığında gözlerim
gökte şimşek olup çakıyorum
kimse görmüyor...

Sustum!
tuz basıp yaralarıma!
ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
içinde volkanlar taşıyan bir derviş gibi
yaslanıp yalnızlığın duvarına
gül döküp kalabalıklara her gece
kimsesiz geziyorum gönül ülkemi
kimse bilmiyor...

Sustum!
tam sevdiğimi haykıracaktım ki, sustum
sustu benimle gök, sustu dağ, sustu toprak
acılar konuşuyor şimdi yalnız
yaralı gönlümün sızıları konuşuyor
tutup öldürüyorum içimdeki sevdaları bir bir
atıyorum uçurumlardan
kimse görmüyor

Ne zaman
dudaklarından öpmeye kalksam hayatı
saçlarını koklasam rüzgarların
içimde incecik bir sevgi ürperiyor
sarı hüzünler dökülüyor gönül bahçeme
gelmiyor beklediğim bahar
yaralar merhem tutmuyor
gözyaşı olup dökülüyorum kaldırımlara
kimse silmiyor
yağmur dinmiyor
sevdiğim bilmiyor

Sustum!
sustu benimle sarı sabır,
sustu hasret, sustu zaman
yalnız gözlerimle dokunuyorum hayata
kimse duymuyor

Sustum!
İçimde dalgalar kabardıkça volkanlar gibi
sustum
sustu dudağımdaki şiir
gözlerimdeki nehir
gönlümdeki yara
bulutlar haykırdı isyanımı
şimşekler haykırdı
sadece ben duydum
sadece ben

Ey beşiğini sallayıp boğduğum hayat
ey kucağımda büyütüp öldürdüğüm sevgi
yaralar merhem tutmuyor
geceler avutmuyor
ben sustum
acılarım konuşuyor yalnız
yaralı gönlümün sızıları konuşuyor

Ben sustum!
susmuyor yüreğimi kavuran kasırga
pencereme vuran yağmur damlaları
susmuyor dışarda inleyen rüzgar
yıldızlar küs
ay üzgün
yağmur dinmiyor
içimde binlerce şiir kanıyor her gece
kimse bilmiyor
kimse duymuyor

sustum!
sustu benimle sarı sabır, sustu hasret,
sustu hayat, sustu zaman
acılar konuşuyor yalnız
acılarım konuşuyor
kimse duymuyor...
duymuyor...
duymu...
duy...


Nuri CAN

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Uzayan Bir Sen Nöbetinde Hatıralar Tanık, Aşk Sanıktır

25/10/2009 · Kategori: Dile Gelen Misralar____



Kaç gün batımında

için için ölür sensizlik...

kaç hasret geceleri

bekleyişin iradesi demir

ayrılığın pas kokusu kabegahımda...

 

sert bir rüzgar eser

ansızın kırılır incilir

kalbim avuçlarımda....

beyaz bir şerçenin kanatlarında toz misali

savunur aşktan kalan külüm

Ey Şakağımdaki Kanayan Gülüm...!

avunur sevdaya açılan her günüm

Uzayan Bir Sen Nöbetinde

Hatıralar Tanık, Aşk Sanıktır...!

 

Kararda Sensizlikte Hükümlü Kaldım...

kırık kalpler sokağında

firari düşlere kurşun yarası

hasret molasında

Kaydı Düşülmüş Bir Aşka Gönül Verdim...

 

noktasız,virgülsüz dolu dizgin...

sonsuzluk değilde gülüm

sensizliklik içerimde üç nokta...

Ölmek Bile Yetmez Sevdanın Uğruna...!

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Sahte Kentin Yüreksiz Adamı

25/10/2009 · Kategori: Aska Dair Ne Varsa___



Artık kelimelerin sustuğu, zamanın durduğu, bir tek gözlerimin
konuştuğu andır şimdi.. Gözlerimden akan damlaların haykırdığı vakittir..

Tarifini bilmediğim bir acı saklamışım içime.. Bu acıları çoğaltmışım. Biriktirmişim.. Ve patlamış bugün.. Her bir tarafa acı, her bir tarafa kan bırakıyor..

Düşünüyorum sadece ben.. Düşünüyorum. hak edecek ne yaptım diye. Varamıyorum bir sonuca. Anlayamıyorum kimseleri.. Yok olmaya yüz tutuyorum.. Öldürsünler beni istiyorum.. Yüreğimi sahte kentin sahte aşklarına bırakıp çekip gitmek istiyorum kendi yalnızlığımla beraber.. Senden tek parça olmayan bir yere.. Olmayan bir şehre..

Belki mutlu olurum…

 Çekip gidemem ki
LBen Kaçamam ki..  hayatımdan.. Yüreğimi bırakamam ki yaban ellere.. Ne yaparım.. Bilmiyorum.Bildiğim tek bir şey var.. Bu bilinmezlik ben gitmesem bile beni alıp götürecek..

Ey Sahte kentin yüreksiz adamları ne istediniz benden.. Hep kendime sakaldım duygularımı. Sevmek sevilmek istedim sadece. Ötesini beklemedim kimseden.. Sadece sevmek sadece sevilmek..

Ama anladım ki en masum duygu sevmek bile yok olmuş artık.. beni ben yapan duygu yok olmuş artık.. Ben yaşasam ne faydaki. Ben yaşasam kime neyi ispatlayabilirim ki.. Kime neyi öğretebilirim. Bunların hepsini toplasam “koca bir hiç” im aslından bu şehirde.. Bu insanların arasında.. Sadece “Koca Bir Hiç” …

Artık alıştım gözyaşlarıma.. Alıştım gitmelerine.. Alıştım sevip sevip sonra sevememelerine.. Alıştım artık bu koca dünyada senin bir hiç olduğunu bilmeme rağmen seni koca bir dev yapıp o devin altında ezilmeye.. Alıştım ya.. Alıştım kahreden yokluğuna.. Düşünme beni..


Ve Şimdi biliyorum..
Bu Son..
Bu son gözlerinin gözlerime dudaklarının dudaklarıma değişi..
Bu son omzunda uyuyuşum…
Bu son sözlerim..
Bu son bakışım..
Bu son öpüşüm..

Hadi artık ayrılık vakti.. Yine gitmelerinin vakti.. Ama sonsuza gitmelerinin hiç gelmemelerin vakti..



Hadi ver son öpücüğü de git artık..
Tamam işte..
Hadi..
Kalkalım artık..
Geç oldu..
Git artık..
Bakma..
Görme gözyaşlarıma..
Hayır ağlamıyorum aslında..
Gerçekten..


Sen sonumdun unutma..
Aramayacağım bir daha..
Madem öyle istiyorsun..
Madem sevmiyorsun güvenmiyorsun..
Madem git diyorsun..
Tamam..
Sana söz…
Gidiyorum..
Kendine iyi bak olur mu..?
“Seni Seviyorum”


Ne olur sus..
Yalvarırım sus..
Hadi git..
Arkana bakma..(Nasıl da isterdim bi kere dönüp bakmanı )
Hayır istemiyorum.. Bakma
Güle güle sahte şehrimin yüreksiz adamı..
Bende seni seviyorum..
Sende benim sonumsun..
Unutma..

…Ne Senden Öncesi…
..……Ne Senden Sonrası……..

Ve Son.. İşte sen gidiyorsun yüreksiz adamım.
Ve ölüm geliyor..

Güle Güle..

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Geldi hazân, Yine hüzün, Yine gam

25/10/2009 · Kategori: Dile Gelen Misralar____



Cümbüş kırık, neyzen suskun, ney suskun
geldi hazân, yine hüzün, yine gam
şarkı suskun, meyhan suskun, mey suskun
geldi hazân, yine hüzün, yine gam
gönüllere elem konuk her akşam ...

Hicran dilsiz, yaş gözsüz, mevsimler güz
şair suskun, şiir suskun, tar sözsüz
yine boyun büktü akşamlar öksüz
geldi hazan, yine efkar, yine ah-u zar
yine hasret, yine gurbet ah leyli yar
bir ince sızı düşer sineye her akşam

Bülbülü bir güle zar eylemişler
dünyayı sevene dar eylemişler
sevdayı göğsüme nar eylemişler
geldi hazân, yine hüsran, yine figan
yine hicran, yine giryan, yine efgân
bir ince sızıdır nereye baksam

Rüzgar hicran inler gönül secdede
nağmeler aşkı kanar her hecede
ay küser bir efkâr basar gecede
geldi hazan, yine hüsran, yine efgân
yine sürgün, yine firgat, yine figan
bir kara dumandır iner her akşam

Felek ki, demirden örmüş ağını
ceylanlar aşk için yakmış dağını
gazeller savurmuş gönül bağını
geldi hazân, yine hüzün,yine giryan
yan ey gönül dermansız derdine yan

bak yine çöktü efkar her yer karardı
bahçe gazel döktü yaprak sarardı
her sokak başını bir elem sardı
geldi hazân, yine hüzün, yine gam
yine sürgün, yine giryan, yine hicran
bir ince sızıdır nereye baksam

Tipi bize, boran bize, kar bize
feryat bize, figan bize, zar bize
hicran bize, fizan bize, har bize
yine firgat, yine gurbet, yine hasret ey Ozan
dinmez bir sızıdır yüreğinde ne yapsan
gönüllere elem konuk her akşam

Bahçe mahsun, gül mahsun, gönül hicran
bülbül zar-ı figan, zar-ı fizan, zar-ı efgân
ey vah yine hicrân, yine giryân, yine hüsran, yine gam
ince bir duman gibi geçip gidiyor zaman
yan ey gönül dermansız derdine yan

Geldi hazân, yine hicran,yine hüsran, yine giryân bana düştü ah!..
yine firgat, yine hasret,yine figan, yine efgân cana düştü ah!....
attı felek, her birimiz bir yana düştü
ince bir duman gibi geçip gidiyor zaman
yan ey gönül yan, şimdi dermansız derdine yan

hüzünlere yazılmış bir ömür bizimkisi neylersin
ah! leyli yar...
kış geldi , yine tipi, yine boran, yine duman
yine her gece kalbimize yağıyor kar...

Nuri CAN

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::